BİLGİ VE RANDEVU FORMU

Bilgi ve randevu için formu doldurun, biz sizi arayalım.

KURUMSAL

İzmir’e, İzmir’liye olan sevgimiz ile başladı hikayemiz. 2004 yılında Alsancak’ta kurduğumuz İzmir’in ilk Kadın Doğum Dal Merkezi Kordon Klinik, sizlerin güveni ile ilklere imza attı. Anne karnındaki bebeği 4 boyutlu ultrason ile ailesiyle tanıştırdık. Kabımıza sığamadık, 2011 yılında Mavişehir’de açtığımız 6 katlı hizmet binamıza çocuk hastalıkları branşlarını da ekleyerek büyüdük. 2014 yılında ailemize katılan Hayat Hastanesi’nde elde ettiğimiz birikim ve başarılarla sağlık alanında bölgenin referans merkezi olabilmek adına Sada Hastanesi ile büyüyoruz.

 

Yine, Yeni, Yeniden, Sada yanınızda!

Yüksek standartlarda sağlık hizmetini halkımızın her kesimine sunmak, tam teşekkülü yapısı ve teknolojik alt yapısıyla dünya standartlarını yakalamak, hizmette güvenilir ve şefkatli yaklaşımıyla hasta memnuniyetini sürekli artırarak geliştirmek hedefiyle Sada Hastanesi yenilenerek yeniden sizlerle.

 

Branşlarımız

  • İç Hastalıkları
  • Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları
  • Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
  • Dermatoloji
  • Göğüs Hastalıkları
  • Kardiyoloji
  • Nöroloji
  • Biyokimya
  • Mikrobiyoloji
  • Radyoloji
  • Beyin ve Sinir Cerrahisi
  • Genel Cerrah
  • Göz Hastalıkları
  • Kadın Hastalıkları ve Doğum
  • Kulak Burun Boğaz
  • Yenidoğan Yoğum Bakım
  • Yetişkin Yoğum Bakım
  • Ortopedi ve Travmatoloji
  • Üroloji
  • Anesteziyoloji ve Reanimasyon
  • Acil Servis
  • Nefroloji
  • Beslenme ve Diyet
  • Gastroenteroloji

İnsan omurgası omur dediğimiz tuğla gibi üst üste duran bir çok kemik parçasından oluşur. Bu kemiklerin arasında adına disk dediğimiz oval şekilde çok sağlam kıkırdaklar vardır. Bu kıkırdaklar omurgaya esneklik verir.

Orta yaşlardan itibaren bu disklerin bazıları yıpranmaya başlar. İçerisindeki su miktarı azalır, canlı hücreler ölür ve çekirdek kısmı yok olur. MR görüntülerinde bu diskler bariz siyahlaşmış görülür. Bazen etrafında ödem bulunur. Bu safhadaki oluşuma Diskopati (Disk Hastalığı), yumuşadığı için etrafına yaptığı taşmalara Bulging (Bombeleşme) deriz. Bulgingler sinirlere dokunduğunda geçici kol ya da bacak ağrılarına sebep olur.

Solda ağır diskopati ve bulging, sağda fıtık

Disklerin kapsülleri belli bir yıpranmışlıktan sonra yırtılabilir. Bu durumda içindeki kısmen veya tamamen ölmüş olan kıkırdak dokusı dışarıya akar. Bu gerçek anlamda fıtıktır. Fıtık arkaya ve ya arka çapraza doğru oluşursa buradaki sinir kanalını doldurabilir, topallama, abdestini tutamama/yapamama ve ya en kötüsü felce sebep olabilmektedir. Bu durum genellikle ameliyata zorlamaktadır.

Ülkemizde bu konu üzerine ciddi yanlış bilgilenme mevcuddur. Herhangi bir disk yıpranmışlığına fıtık denilebilmektedir. Bu yüzden bir çok kişi fıtığı olduğunu zannetmektedir. Gerçek fıtıklar nadirdir. Eğer sinirleri sıkıştırmış ise ameliyat yapılması daha uygundur. Bunun dışındaki durumlarda mümkün olduğunca geleneksel/konservatif metodlar ile tedavi yapılmalıdır.

Tedavi

Fıtık sinire bastırdığı için kol yada bacak ağrısı yapıyor fakat güç kaybı yok ise kapalı cerrahi metodlar denenebilir. Burada halk arasında “Lazer” diye tanımlanan, aslında radyo frekans sinyalleri ile fıtık dokusu ve çevra doku belli bir derece ısıtılarak küçültülmeye çalışılır ve dokular acıya karşı hissizleştirilir. Bu metod ortalama 6 aylık bir zaman kazandırır. Bu esnada hasta belli kültür-fizik hareketlerini yapar ise şifa kalıcı olabilir. Eğer fıtık kol veya bacakta güç kaybına sebep oluyorsa acil olarak mikrocerrahi ile opere edilmelidir. Bu durumda ameliyatta gecikme olursa kalıcı sakatlıklar oluşabilir.

 

Kanal Darlıkları

 

Omurgamız öne ve arkaya doğru hafif kıvrımlıdır. Bel ve sırt kasları güçlü olup, karın ve göğüs kasları zayıf kalırsa bu kıvrımlarda artış olur. Omurganın arka kısmında iç içe panjur gibi geçen ve omurgayı bir arada tutan kemik çıkıntıları (Faset eklemler) bulunur. Omurganın kıvrımlarındaki artış bu çıkıntılara fazla yük binmesine sebep olur ve zamanla büyümeye ve kireçlemeye başlar. Eklemler büyüdükçe sinir kanallarını daraltır. Bu süreç çok yavaş ilerlediği için (onlarca sene içerisinde) sinsidir ve yaşlılığın doğal bir sonucu olarak algılanır. Genelde kırsal kesimde aktif çalışmış kişilerde olur. Normal zamanda ağrı yapmayabilir fakat klasik bir şekilde yürüme mesafesini kısaltır. Hasta yürüdüğünde ağrı ve uyuşmalar olur, dinlendiğinde geçer. Genelde hafif kambur dururlar. Bunun sebebi öne eğilince sinirlerdeki baskının azalmasıdır. Yürüme mesafesi 100 metrenin altına düştüğünde darlık ileri seviyededir ve operasyon ile giderilmez ise sinirlerde yapısal bozulmalar başlar. Dokunmayı ağrı olarak algılama, soğuk/sıcak hissi, bacaklarda incelme ve güçsüzlük, karıncalanma vs gibi şikayetler oluşur. İdrar yapamama ve ya tutamama, sürekli kabızlık görülebilir.

Operasyon ile hastalarımız hızla düzelmekte ve yaşıtlarına göre çok daha aktif duruma gelmektedir. Tekrar hareketli olan hastalardaki yüksek tansiyon, yaygın ödemler gibi dahili sıkıntılarda bile olumlu düzelmeler görülebilmektedir.

 

 

Dar kanal ve tutuluma uğramış sinirler. Sinirler darlığın altında gergin dururken üzerinde dalgalı görünmekte.

×
Sizi Arayalım!